10 Mart 2015 Salı

Islak Kurabiye ( Yalancı Browni )



Malzemeler :
1 paket margarin
1 adet kabartma tozu
1 adet vanilya
1 yumurta
1 çay bardağı sıvı yağ
1 çay bardağı pudra şeker
3,5 - 4 su bardağı un ( aldığı kadar )
50 gram kakao

Pişen Kurabiyeleri Islatmak İçin
1 bardak süt
1 bardak toz şeker

Malzemelerin hepsini güzelce yoğuruyoruz. Elimize yapışmayacak ve ufalarken dağılmayacak kıvama gelene kadar un ekliyoruz. Ölçüye takılmayın :) Sonra yuvarlayıp tepsiye aralıklarla diziyoruz. Yarım saat kadar 200 derecede pisiriyoruz. Kurabiyeleri fırından çıkartıp soğumasını beklerken 1 bardak sütle 1 bardak toz şekeri kısık ateşte karıştırıyoruz. Şeker tamamen dağıldığında kurabiyelerimizi sırayla şekerli süt karışımına batırıp sunacağımız tabağa diziyoruz. Bana browniyi hatırlattığı için ismini yalancı browni koydum :) 



Deneyenlere şimdiden afiyet olsun. Sevgiler :) 

6 Mart 2015 Cuma

Bİ' ÇAYINI İÇERİM ANACIM!

Dost sohbetlerinin en sevilen içeceği olan çay, ocakta kaynadıkça, bir yandan da insanları birbirine kaynaştırır. "Çay var" sözü bile tek başına mutluluk sebebi değil midir çoğumuz için?

Her tazelediğinizde aynı keyfi ve sıcaklığı sunması da ekstra güven verir sanki insana. Bu haliyle size karşı duygularının hiç değişmeyeceğinden emin olduğunuz bir sevgili gibidir çay... 

Bazen kısa bir molada ayak üstü yapılan muhabbetlere, bazen uzun saatler süren yorucu toplantılara, bazen de ev gezmesi yapan hanımların pastalarına, böreklerine yarenlik eder. Öğrenciler için ise sınav zamanlarının resmi içeceğidir çay... Bir işe başlamadan önce motivasyon aracıdır. Bir düşünün şimdiye kadar "Haydi bi' çay koyup, sonra başlayalım" dediğiniz ne çok şey olmuştur.

Akşam yorgun argın, işten eve dönüş yolunda, "Olsa da içsek" hayalleri kurdurur insana. "Suyunu yeni koydum, az bekle ki demlensin" sözü, sanki zamanı durdurur o anda. Oysa "Çayım hazır", müjdeli bir haber gibidir tiryakisine.

İlla ki ince belli cam bardakta içileni daha makbuldür. Dumanı hala tüten, taze demlenmiş tavşan kanı çayla dolu o sıcak bardak, adeta bir ritüel eşliğinde, en tepesinden baş ve işaret parmaklarının ucuyla tutulup, dudağa götürülürken, serçe parmak da istemsizce havalanır keyiften.  Bir kaç bardaktan sonra bile "Bi' çay daha?" diye sorsalar, "Alırım vallahi!" ya da "Eh! Koy da içeyim madem" cevabını duymaya nasıl da alışıktır kulaklarımız... 

"Akşama müsaitseniz, bir çayınızı içmeye gelelim diyoruz" tabiri ise nazik olduğu kadar samimi ve yaygın bir kendini misafir ettirme yöntemidir dostlar arasında...

Kahvaltının yıldızı, öğlen yemeğinin tamamlayıcısı, beş çaylarının olmazsa olmazı, akşam yemeklerinin hazmı kolaylaştırıcısı, "bi çayınızı içmeye uğradık"la başlayan iş yeri ziyaretlerinin sıcak bahanesidir "Çay".

Bu kadar sevildiği ve çoğu zaman üç yudumda hızlıca tüketildiği için, sık sık taze olarak demlenmesi gerekir ya hani? İşte o kısmı biraz meşakkatlidir aslında. Demlikte kalan eski çayın posasını dökeceksin de, iyice temizleyeceksin ve yeni çayı demlenmeye bırakacaksın ki tadı acılaşmasın. Tüm bunlarla uğraşmak istemeyenler için en iyi çözüm ise demlik poşetler... Ama gerçek bir çay tiryakisini memnun etmek istiyorsanız, içinde gerçek dökme çay bulunan zengin dem kullanmalısınız. Ofçay'ın Hazine Zengin Dem'i tam aradığınız gibi işte. Hem de bu sayede çayları bardağa dökerken, her seferinde bir de süzgeçle uğraşma derdi de yok. Sadece çay keyfi var, mis gibi...

Kışın insanın içini ısıtan, yazın ferahlık vererek harareti gideren, her daim samimi sohbetlere eşlik eden ve saat sınırı olmaksızın, canınız her istediğinde içilebilen bu mis kokulu mucize içeceğin keyfi, Ofçay'ın köşeli büyük boy demlik poşet içinde sunulan yeni ürünü "Hazine Zengin Dem" sayesinde artık daha da artıyor.

Bilindik yuvarlak demlik poşetlerin aksine, Ofçay'ın köşeli ve büyük boy olarak hazırladığı bu yeni demlik poşetlerin içinde "gerçek dökme çay" bulunduğu için, 1 poşetten, 10 bardak çay çıkıyor.  Hem en tiryakisini bile memnun edecek gerçek bir lezzet sunduğundan, hem de demlik temizleme ve süzgeç kullanma gibi zahmetlerden kurtardığından, özellikle bir-iki bardak çayla yetinemeyenler ya da kalabalık misafirleri gelenler için gerçekten büyük kolaylık. Bu sayede siz, sevdiklerinizle muhabbetin tadını çıkarın, misafirleriniz de Ofçay'ın :)

Bu içerik http://usengecsef.blogspot.com/ tarafından hazırlanmıştır.

 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

2 Mart 2015 Pazartesi

Oreolu & Muzlu Pratik Pasta




Malzemeler 

Pasta tabanı
1 litre süt
1 su bardağı toz şeker
4 yemek kaşığı un
1 paket kremşanti
Nescafe 3ü 1arada
Muz
Oreo

Önce kreması için süt, şeker ve unu bir tencerede pişiriyoruz. Soğuduğunda 1 paket kremşantiyi ekleyip çırpıyoruz. Sonrasında hazırladığımız nescafeyle pasta tabanının iç kısımlarını hafifçe ıslatıyoruz. Pasta tabanının alt kısmını sunacağımız tabağa yerleştirdikten sonra üzerine kremasını döküp muzları yerleştiriyoruz. ( Başka meyvelere de şans verilebilir :) ) Pasta tabanımızın üst kısmınıda yerleştirip yine kremayla kaplıyoruz. Daha şık bir görüntü için en üst kısmı çikolata sosuyla kaplayabiliriz. Ben kendimiz için yaptığımdan görüntüye fazla özenmedim :) Son olarak keskin ve şekerli bir tadı olduğu için ortadan ikiye ayırdığımız oreolarla pastamızı süslüyoruz. Deneyenlere afiyet olsun :) Sevgiler

19 Şubat 2015 Perşembe

Elmalı Tart



Malzemeler:

  • 125 gr tereyağı(oda sıcaklığında),
  • 1 çay bardağı sıvı yağı,
  • 1 çay bardağı yoğurt,
  • 1 adet yumurta,
  • 1.5 çay bardağı toz şeker,
  • 1 su bardağı nişasta,
  • 3-3.5 su bardağı un,
  • Yarım paket kabartma tozu,
  • 1 paket vanilya.

İçi İçin:

  • 4 adet elma,
  • 5 yemek kaşığı toz şeker,
  • 1 tatlı kaşığı tarçın,
  • 1 çay bardağı ceviz.

Yapılışı

Elmaları soyduktan sonra rendeleyelim.
Tavaya elmaları, toz şekeri ilave edelim ve karıştırarak pişirelim.
İçine tarçını, cevizi ilave edelim ve karıştıralım.

Bir kaba tüm malzemeyi koyalım ve ele yapışmayan yumuşak kıvamlı bir hamur yoğuralım.
Hamurdan uzerini suslemek icin bir miktar ayirdiktan sonra kalan hamuru borcamin en altina yayalim.
Uzerine elmalı harçtan yayalim.
Daha sonra kalan hamuru istedigimiz sekli vererek tartimizin uzerini susleyelim. Ben tabiki kalp seklinde suslemeyi tercih ettim🙈 Hamurlar pembelesene kadar pisirelim :) 


 Soğuduktan sonra üzerine pudra şekeri serpelim ve servis yapalım.



Afiyet olsun :) Sevgiler.

10 Aralık 2014 Çarşamba

Silverline ve Yağız İzgül ile “Hikayesi Tadında Yemekler”

Bugüne kadar teknolojik, fonksiyonel, şık ve çevreci ürünler ile mutfaklarımıza ulaşan Silverline, şimdi de “Hikayesi Tadında Yemekler" ile yine bizlerle.  

Bir boomads advertorial içeriğidir.

30 Kasım 2014 Pazar

Kırmızı Ruj





Öyle harika makyaj önerilerim, tecrübelerim yok benim :) Ama en çok soru aldıklarımın başında gelen kırmızı ruj favorilerimi yazmaya fırsat buldum nihayet. 

Öncelikle bir uzmandan yardım alarak teninize uygun kırmızıyı seçmelisiniz. Biz açık tenliler kırmızı ruj konusunda biraz şanslıyız bu bir gerçek :) Sadece tene yakışan ruju bulmakta yetmiyor tabi. Kırmızı ruj dudaktaki pürüzleri direk ortaya çıkardığı ve sürerken yaptığımız el titremelerini, taşırmalarını bariz gösterdiği için en çok dudak bakmına ve sürüş şekline dikkat etmeliyiz. Eğer acemiysek rujun rengine uygun dudak kalemi ya da ruj fırçasıyla önce dudak çerçevesini çizmeli daha sonra içini doldurmalıyız. 


Favorilerime gelince öncelikle en çok günlük kullanmayı sevdiğim,;

Deborah 01 Mat : Hem kırmızı hemde ben buradayım diye bağırmıyor. 
Genelde kendisi çantamda benimledir :)


2. favorim ise biraz daha ben buradayım diye bağıran, birazcık daha özel yerlerde kullanmayı tercih ettiğim;



Rimmel Kate Moss 111 Kise of Life : Daha dikkat çekici, daha kırmızı ve daha parlak :)

Ve son olarak dünyada en çok satılan kırmızı rujlar listesinde yukarılarda olan en özel günlerde kullandığım;



M.A.C Russian Red : Mavi tabanlı nefis bir kırmızı.

Birde kırmızı rujlu fotoğrafımı koymasamıydım yaaani :) Fotoğrafaki ruj yukarıdakilerden hangisiydi hatırlamasamda üçünden biri olduğuna garanti verebilirim :)



Kırmızı rujumuzun dişimize bulaşmadığı günler dilerim :)
Sevgiler.



Bir uzman olarak değil kullanıcı olarak yazdığımı tekrar belirtmek isterim. Ayrıca fotoğraflar google amcadan alınmıştır. ( Benimki hariç :) )




22 Ekim 2014 Çarşamba

Ispanaklı Lorlu Börek

Ispanak sevmezdim bu böreği yedikten sonra fikirlerim değişti :) Artık baya canım bile çekiyor. Mutlaka denemelisiniz.

Malzemeler:
1 kg ıspanak
Yarım kilo kaşar loru
1 soğan ( küçükse 2 adet )
4 yufka ( tepsi büyüklüğüne göre 5de olabilir )
Tuz
Sirke
1 yumurta sarısı
Yoğurt
Sıvı Yağ




Ispanakları güzelce yıkayıp ince ince kıyıyoruz. 10 dakika kadar sirkeli suda bekletiyoruz. Temizliği açısından :) 1 tatlı kaşığı tuz ve yarım çay bardağı sıvı yağla iyice ovuyoruz. ( Soğanlar ölene kadar:) ) İçine 1 soğanı ince kısımla rendeliyor ve yarım kilo kaşar lorunu da ekleyerek güzelce karıştırıyoruz. Yufkayı fotoğraftaki gibi ikiye bölüyoruz ve hazırladığımız içi aralıklarla yayıyoruz. Yufkaları çok sıkı olmamak şartıyla yuvarlayarak silindir haline getiriyoruz. Ve tepsimize gül şeklinde yerleştiriyoruz. Her yufka için aynı işlemi yapıyoruz. Son olarak üzerine 1 yumurtanın sarısını, göz kararı yoğurt ve sıvı yağ karışımı gezdirerek önceden ısıttığımız 200 derecelik fırında kızarana kadar pişiriyoruz. Piştikten sonra üzerinde hafif tereyağ gezdiriyorum ben daha şahane oluyor :) Bence gayet pratik, sizce? 

Beğeneceğinizi umuyorum. Kolay gelsin deneyenlere şimdiden :) Sevgiler.