26 Mart 2014 Çarşamba

Magnolia Tarifi

Magnolia nedir?

New York'ta Magnolia Bakery adındaki bir fırının Magnolia Bread Pudding adındaki muzlu pudingiymiş kendisi. Ben Cookshopta yedim ve bayıldım. Evde yaptığımda ona yakın oldu :) Ama hala bi Cookshop değilim :) Cookshoptaki sunumu aşağıdaki gibi. Muzlu, çilekli ve çikolatalı olarak çeşitlendirilmiş. Ama ben tatlılara en çok muzu yakıştırdığımdan hala diğerlerini denemedim :) Damak konusunda yeniliğe pek açık biri değilim zar zor dener, zor severim :)



Tarifi bende internet aracılığıyla bulduğumu belirtmeliyim. Nasıl yaptığımı soran arkadaşlar için ben tekrar yazıyorum :)

Malzemeler:
1 paket cici bebe
1 vanilyalı puding
1 kutu krema
Süt
Muz

Vanilyalı pudingi pişiriyoruz. Puding soğuduğunda kutu kremayı döküp güzelce çırpıyoruz. Karışım daha beyaz ve daha hafif oluyor. Cici bebeleri rondodan geçiriyoruz. Ben bisküvileri çok ince olana kadar çekmiyorum yerken tadını alabilmek için. İkram edeceğimiz kabın (bardak, tabak, borcam her neyse) en altına rondoda çektiğimiz cici bebeyi döküyoruz. (Ben martini bardaklarını tatlı ikramında kullanmayı çok sevdiğim için onda hazırlıyorum :) ) Üzerine vanilyalı puding&krema karışımından döküp muzları dilimler halinde yayıyoruz. Damak tadına göre çilekte kullanabilirsiniz. Muzların üzerine tekrar vanilyalı puding&krema karışımı, karışımın üzerine de tekrar cici bebe döküyoruz. Dolapta soğumasını bekledikten sonra yemeye hazır :)

 Şimdiden deneyenlere afiyet olsun.
Sevgiler.




15 Mart 2014 Cumartesi

Çeyiz Alışverişi 1 - Tupperware

İstek üzerine kullandığım ve memnun olduğum tupperları yazmaya geldi sıra :) Öncelikle çeyiz alışverişinde her şeyi sıfırdan alacağım için almışken en iyileri ve uzun ömürlüleri olsun tekrar tekrar değiştirmek zorunda kalmayayım fikriyle yola çıktım. Fiyatları biraz pahalı tabi sebebi, nerelerden onay aldığı ya da malzemelerin içinde ne bulunduğuna girmeyeceğim. Çünkü tupper satıcısı değilim. Satsaydım zaten şuan batmıştım :) "Plastiğe o kadar para verilir mi yeaaaaa" diye düşünenlerde bu yazıdan uzak dursun. :) 

İlk olarak bir top 3 yaptım. Bence en azından bu 3 ü her çeyizde bulunmalı, buyrun. Fotoğrafları google amcadan buldum bazıları düşük kalitede olduğu için fazla büyütemedim. Birde ürünlerin isimlerini yanlış yazmış olabilirim. İdare edin :) 

1. Süper Şef


Kesinlikle ve kesinlikle alınmalı. Soğan her yemeğe yakışır fakat başkası doğrarken bile aynı ortamda duramıyordum. Bu süper şef sayesinde soğan doğramak dert olmaktan çıktı :) Sürekli elinizin altında ve elektirikli rondoya göre kullanışı ve temizlenişi çok kolay. 

2. Peynir Dünyası


En alınması gerekenler listesinin 2. sırasında bana göre. Peynirlerimi içinde rahatça saklıyorum. İlk gün ki gibi taze kalıyor, asla kenarları sertleşmiyor. Kaşar, salam ve sucukları da koyabiliyorsunuz o yüzden büyük boyunu almanızı öneririm.

3. Sera Set


Buzdolabında poşetten hiç hoşlanmıyorum. Hem görüntü olarak kötü, hemde sağlıksız. Gördüğünüz sera sete sebze ve meyvelerimi koyup üzerindeki havalandırma sistemini içindekine göre ayarlıyorum. Normalden kat kat daha uzun süre taze kalıyor. Hem şık hemde sağlıklı.

Bundan sonrasını önemine ve ihtiyacınıza göre siz sıralayın :)


Oval Set


Pirinç, mercimek, bulgur, galeta unu, spagettilerimi bu oval kapların yeşil renklilerinde saklıyorum. Hiç bir şekilde bozulmuyorlar. Hemde dolabın içinde  hoş görünüyor :)

Baharatçık Set




 Oval setin minikleri. Tuz, karabiber, pul biber, tarçın, bazı pasta süslerim bu kaplarda taze taze ve elimin altında duruyorlar.


 Peri Set
En soldaki yeşil ismini şuan hatırlayamadığım ve turuncu olan spatula hariç hepsini aldım. Sürekli kullanıyorum ve çok memunum. Ateşle birebir temas etmediği taktirde yıllarca kullanılacak kalitede. Hepsinden ayrı ayrı memnunum. Teker teker övemeyeceğim :)


Tek Parmak ve Şeker Set




Tek parmaktan 4 adet almışım. Kahvaltıdan sonra artan zeytini, helvayı vs. onlarda saklıyorum. Hem taze kalıyor asla hava almadığı içinde kolay kolay bozulmuyor.

Şeker sette fotoğraftaki gibi 6 tane. Artan mısır gevreği, bitiremediğimiz cips, çerez, bazen meyve bazen zeytin saklıyorum boyutuna göre. Kendilerinden de çok memnunum.

Ekmek Dünyası


Gidip saçma sapan ekmekliklere para vermektense yukarıdakini aldım. Ekmekler poşetsiz bile konsa taze kalıyor. Tabi ekmeği koyup bir hafta ellemezseniz bayatlar. Ama poşete göre çok daha sağlıklı.

Zeytinyağlık


Büyük olanında sıvı yağ orta boyunda ise zeytinyağı saklıyorum. Kesinlikle önerdiklerimden. Ağzı sızdırmıyor ve şişe yapış yapış olmuyor.


Antartika Set




 Adındanda anlaşıldığı gibi buzluk için üretilmişler. Bazen eti, bazen yoğurduğum köfteyi, bazen mantı, bazen bayat ekmek saklıyorum bu kaplarda. Diğerlerine göre esnek olduğu için içindekiler donmuş olsa bile rahatlıkla çıkıyor.

İsmini hatırlayamadım :) "Un kutusu" diyelim :)


Çünkü ben un saklamak için kullanıyorum. Asla böceklenmiyor, bozulmuyor. Kapak yukarıya doğru açıldığı için kullanışıda çok rahat.

Eko Şişe



Neredeyse bütün öğrencilerimin de kullandığı bu şişeler plastik şişelere göre sağlıklı ve güzel kullanıldığında koku yapmıyor. Hemde renkleri yemelik :)

Şek Şek



 Ayran, krem şanti ve milkshake yaparken kullanıyorum. Aslında daha çok eşim kullanıyor :) Çok pratik. Erkeklerin tupperın gücüne inanmasını sağlıyor diyebiliriz :)

Eko Tabaklar


Şeker kaplar gibi çok kullanışlı. Dilediğiniz ürünü saklayabiliyorsunuz. Renklerine de bayılıyorum.

Çift Süzgeç

 Bunu neden aldım bilmiyorum :) Yani başka bi ürünlede süzebilirdim gayet sebzelerimi, makarnamı :) Ama iki kat oluşu sebzeyi araya koyup üst kısmını kapak gibi kullanmaya ve süzerken elinizi kullanmaya gerek bırakmıyor. Alınabilir :)

Aklıma gelenler şimdilik bu kadar. Umarım işinize yarar :) Öneri ve eleştirileriniz için yorum bırakabilirsiniz.
Sevgiler.








5 Mart 2014 Çarşamba

Köftelere renk gelsin :)

 Benim gibi sade köfteyi fazla sevmeyenler için hem göze, hem mideye hitap eden ufacık bir tarif.


Köfteleri bildiğimiz klasik köfte şeklinde hazırlayıp tek fark olarak boyutunu büyük yapıyoruz. Daha sonra elimizle iyice bastırarak tepsiye diziyoruz. Üzerine rendelenmiş havuç, onun üzerine de ufak ufak doğradığımız biberleri koyup köfteleri fırına veriyoruz. Biberler kızardığında fırından çıkarıp rendelediğimiz kaşarları üzerine döküyoruz. Kaşarlar erir erimez fırından çıkarıyoruz ki kaşarlar kararıp kötü bir görüntü oluşturmasın. Oldukça kolay ve lezzetli :)
Sevgiler.







26 Şubat 2014 Çarşamba

Arpa Şehriyeli & Doritoslu Salata :)

Bir kere kuzenimde yediğim ve yıllardır denemek isteyip sadece istemekle kaldığım bu pek bilinmedik salatayı yaptım sonunda :) Bu salatayı sevmek için öncelikle Doritosu sevmek gerekiyor. Ben her cipse bayıldığım gibi kendisine de bayılıyorum. Yoğurtlu mayonezli bir salataya bu kadar yakışacağını hiç düşünmemiştim. Bu hem farklı, hem lezzetli salata çokta kolay. ( Kolay şeylere bayılırım :) )

Malzemeler:
1 paket Arpa şehriye ( Migrosun arpa şehriyesi daha uzun olduğu için onu tercih ediyoruz )
2 büyük havuç
1 kutu mısır
Mayonez
Yoğurt
Doritos Taco


Arpa şehriyeyi tıpkı pilav yapar gibi sıvı yağda kavuruyoruz. Ne çok ne de az yağ olacak. Kararmaya başladığında altını kısıyoruz. Normal pilavdan farklı olarak üzerini hafif geçecek şekilde sıcak su ve yarım çay kaşığı tuz ekleyerek pişiriyoruz. 


Şehriye pişerken havuçları rendeliyoruz. 


Suyunu çekip pişen arpa şehriyeyi birbirine yapışmasın diye ara ara, soğuyana kadar karıştırıyoruz. Soğuduğu zaman derin bir kapta rendelenmiş havuçlar ve mısırla karıştırıyoruz.


Son olarak yoğurt ve mayonezi tamamen damak zevkimize göre ekliyoruz. Çok fazla tuz katmamanızı öneririm. Doritos dengeyi sağlıyor. Ufak parçalara böldüğümüz doritosla üzerini süsleyip servis ediyoruz.



Deneyenlere afiyet olsun. 
Sevgiler :)



13 Şubat 2014 Perşembe

Kek kalıbında illa kek mi pişmeli ?

Yaratıcı insanların hayranıyım. İlginç, kişiye özel, farklı sunumlarında. İnstagramda bir sürü cana yakın, güzel insan tanımaya başladım. Hepsi birbirinden tatlı. Onlardan biri olan Sena Yiğit'in paylaşımlarında gördüğüm bu şakacıktan kek gibi görünen böreği denemek istedim. Kendisine tekrar teşekkür ederim :)

Malzemeler:
1 demet ıspanak
Yarım kilo lor
4-5 adet yufka

Böreğin katları arasına dökmek için:
4-5 kaşık yoğurt
1 yumurta
Sıvı yağ


Ispanakları güzelce yıkayıp ince ince dilimledikten sonra tuzla ovarak ölmelerini sağlıyoruz. Sonra loru da katıp bir güzel karıştırıyoruz. Kek kalıbımızı güzelce yağlıyoruz. Özellikle boru kısmını unutmamaya dikkat ediyoruz :) Başka bir kapta yoğurt, yumurta sıvı yağ karışımını hazırlıyoruz.




Fotoğraftaki gibi yağladığımız kek kalıbına yufkayı iç kısmı oturacak şekilde yerleştirip boru kısmını yuvarlak şekilde kesiyoruz. Diğer yufkalardan bölerek kalıbın en alt kısmına (kalıptan çıktıktan sonra en üst kısım olacak) birkaç sıra daha yufka diziyoruz. Yoğurt, yumurta, sıvı yağ karışımını hafif gezdirip ıspanaklı lorlu içimizi yayıyoruz. Üzerine tekrar yufkalardan kopartarak birkaç kat geçiyoruz. Tekrar yoğurtlu karışım, tekrar ıspanaklı lorlu iç diye gidiyor :) Ben 4 yufkayı sığdırabildim. Kalıbım mı küçüktü bilemiyorum ama sizde göz kararı ayarlarsınız artık :)




Yufkaların kalıbın kenarına taşan kısımlarını en son bu şekilde böreğin üzerini örtmek için kullanıp kalan yoğurlu karışımdan tekrar döküyoruz. İlk kez denediğim için pişirme süresi konusunda biraz zorlandım. Kalıbın üzerinde kalan kısım (yani aslında böreğin en altı) hemen kızardı. Yanıp kapkara görünmesinden korkarak böreği çıkartıp baktığımda üst kısma gelecek tarafının altı kadar kızarmadığını gördüm ve tekrar borcama koyup yoğurtlu karışımdan dökerek 10-15 dakika daha pişirdim. 




Sonuç harika oldu görüldüğü üzere :) Hep aynı tarz sarılan, döşenen böreklerden sıkılmışım. Değişiklik iyidir iyi :) Siz de damak tadınıza göre içini daha çok ya da daha az koyarak kendi böreğinizi yaratabilirsiniz :) 
Buda dilimlenmiş hali.





Anlaşılır bir şekilde anlatabildiğimi umuyorum. Yinede belirsiz kalan yerler varsa  sorabilirsiniz :) 
Deneyenler olurda benimle paylaşırsa çok mutlu olurum.
Sevgiler.

20 Ocak 2014 Pazartesi

Muzlu Jöleli Tatlı :)

Kendi damağıma uygun, yapmaya ve yemeye bayıldığım şeyleri buraya yazmayı seviyorum. Bana göre en hafif, en lezzetli tatlı olur kendisi :) İsmini tam olarak bilmiyorum. Bende annemden öğrendim ama aslında muzlu jöleli tatlı demek çok doğru değil çünkü çilek ve kivi ile de harika oluyor. Ben meyvelerden en çok muzu yakıştırıyorum tatlılara :) Sizde damak zevkinize göre kivili veya çilekli jöleyle birlikte deneyebilirsiniz. Gelelim malzemelere:

1 paket petibör
3 elma
3 fincan un
3 kaşık sıvı yağ
1,5 bardak şeker
1 lt. süt
1 paket muzlu jöle
3 muz




1 paket petibörü kırıp içine 3 elmayı rendeliyoruz. Elimizle bir güzel yoğuruyoruz. Elmalar suyunu saldığı için karışım yumuşuyor ve borcamımızın en altını ıslayıp elimizle karışımı yaydırıyoruz.




3 fincan unu 3 kaşık yağda kavuruyoruz. 1,5 su bardağı şekeri ekleyip azar azar sütün tamamını ekliyoruz. Kaynayana kadar karıştırıyoruz. Kaynadıktan sonra bisküvi elma karışımının üzerine döküyoruz. Muzları dilimleyip kremamızın üzerine teker teker yayıyoruz. 



Başka bir kapta jöleyi hazırlayıp üzerine döküyoruz. Ve buzdolabında jölenin donmasını bekliyoruz. Ben yarın misafirim geldiği için iki ayrı borcama yaptım. 







Tatlıyı kısa sürede tüketmenizi öneririm çünkü iki günden sonra muzlar kararmaya başlıyor. Ama çilek ve kiviyle yaptığınızda bu sorun ortaya çıkmayacaktır. Deneyenlere şimdiden afiyet olsun :)
Sevgiler.

4 Ocak 2014 Cumartesi

Gelinlik

HAYIR ERKEKLER BÜTÜN GELİNLİKLER AYNI DEĞİL !!?

Şimdi dikkat ettim ne tatlı bi kelime "Gelinlik". Biz bayanların kafasında yüzlerce güzel şey belirmesine sebep oluyor. Suratımıza hemen bi gülücük konduruveriyor. En azından benim için öyle :) Düğün, kına, ev telaşlarım bittiği için belkide. Hepsi geçti çok şükür ama ben hala gözlerimi gelinli vitrinlerden alamadığım ve yakın zamanda evleneceklere fikir olmasını istediğim için yazmaya karar verdim.




Öncelikle büyük konuşmamayı öğrenin. Şahsen " Asla gelinliğimi diktirmem, son provaya kadar ne olduğunu anlayamayacağım, ya son anda beğenmezsem?, ya pişman olursam?, ya çirkin dikerlerse?, o saatten sonra iptal de olmaz, yok ben hazır dikilmiş alırım, deli miyim ben beee vs. " diye konuştum hep. Ama sıradan bir bayan ölçülerinde olmadığımı göz önüne almamışım :( Yani benim bedenime ve boyuma uygun hazır bir gelinliğin dikilmiş beni bekliyor olma şansı ı ıh, çok az. Hadi onu bulduk diyelim, dantelini beğeniyorsun bel boyu tipine gitmiyor. Eteğini beğeniyorsun üst kısmının hayalinle alakası yok. Etek boyları zaten selvi boyuma uygun değil :) Girdiğim ilk ve tek mağazada bunlar tokat gibi yüzüme vurulduktan sonra yine büyük konuşmamın ödülü olarak ve bütün sözlerimi yiyerek kafamdaki modeli anlattım. Öyle büyük farklılıklara, değişikliklere açık biri olmadığım için sıradan ve sade bir gelinlik hayalim vardı. Bence gelinlikte en önemlisi insanın vücudunu bilip ona uygun olmayanı asla ve asla almaması. Benim gibi kısa boylu minyon birinin balık model gelinlik giyip dizlerinin üzerinde yürüyen denizkızı gibi süzüldüğünü gördüğümden beri etrafımızda bir tane bile olsa yakışanı yakışmayanı söyleyecek dobra bir insana gerek olduğuna karar verdim. Annem hiç mi kimse söylemedi sana o bu boyla giyilmez diye :( Hadi gelinlikçi satmak için söylemedide ablanda mı yok? dostunda mı yok? Lütfen vücudunuza gidecek gelinlik hakkında fikriniz yoksa kafanızda bir model de olmasın. Diretmeyin nolur. Kendi mutluluğu çok önemli insanın, günlük hayatta neyle iyi hissesiyorsak o giyilmeli ama gelinlik başka. O günün yıldızı sensin ve bütün gözler üzerinde. İnsanların göz zevkinide bozmaya gerek yok diye düşünüyorum. En basit kural şu, alt bedeni üst bedenine göre kalın olanlar üst kısma dikkat çekecek modeller seçecek, tam tersi olanlar ise etek bölümüne. Dikkat çekmek istemediğimiz kısmı sade bırakıyoruz, anlaştık :)





Bunlar sizin için seçtiğim birkaç farklı model. Zevklerin farklı olması ne 
güzel yoksa hepimiz aynı gelinliği giymiş olurduk. Gerçi erkeklere göre 
bütün gelinlikler aynı ve ben bu duruma sinir oluyorum :)




Bu görselleri seçerken farkettim sırtı dantelli modelleride çok beğeniyorum. İçimde kalmış olacak ki elim hep onlara gidiyor. 







 Tabi sırta dikkat çekeceksek eğer sırt güzelliğide çok önemli. Sırtı kat kat yağ ve sivilce dolu olan birinin sırt dekoltesi vermesi hayali bile içimi sıktı :(







Umarım ufakta olsa fikir olmuştur gelin adaylarına. Ben yazmaktan keyif aldığım şeyleri yazmaya devam edeceğim. Tık sayımın her defasında artması beni mutlu ediyor :)
Sevgiler.