29 Aralık 2015 Salı

#16bloggerla2016

Merhabalar :)

Sevgili Nazlı ve Neslihan'ın davetiyle 19 Aralık Cumartesi günü, soğuk Ankara'da sıcacık bir etkinliğe katıldım. Jw Marriott Ankara bu harika etkinliğe kapılarını açtı. Otelin girişinden etkinliği yaptığımız salona kadar minik detaylar parıldıyordu.


İçeride birbirinden güzel bloggerlar vardı. İnsan azıcık çirkin olur yani, ne o öyle :) Neyse. Her bir detayı ayrı ayrı düşünülmüş, emek emek hazırlanmış bir etkinliğin katıldığım "ilk etkinlik" oluşu beni çok mutlu etti. 


 Yukarıdaki karenin güzelliğine bakar mısınız? Dekorasyonun bu kadar zevkli olması hepimizde fotoğraf çekme isteği doğuruyordu. Çekiyor, çekiyor doymuyorduk :) Masanın dekorasyonunda kullanılan ve güzellik katan bardak altlığı kütük Jade Selection 'dandı. Masada tadına doyamadığımız kuruyemişler Tuğba Kuruyemiş ten, atıştırmalık galetalarımız Balıkçıoğlu ndan, sunumlarımda da severek kullandığım peçeteler Treso Tasarım dan, mısır sadece tuzlu olmaz karamelli ve sütlü çikolatalı hatta cheddar peynirli bile olur diyen ve ufkumuzu genişleten MrandMrsPopcorn ise şık kutularıyla bizimleydi. Üst kısımda gördüğünüz minnoş kasaların içinde ise Leb 'in nefis leblebileri vardı. İki küçük bardakta ise dondurulmuş Buğday çimi suyu vardı. İlk kez denedim. Her faydalı şey gibi tadı çok hoşuma gitmedi :) Ama içeriğini öğrendiğimde kendilerine karşı koymadım :)



Bu nefis payetli runner Pink Deco imzasını taşıyordu. Boyanmış kozalaklar, şık mumlar, uçan balonlar, süslü kavonazlar hepsi göz alıyordu.


Etkinliğin mimarı Nazlı ve Neslihan açılış konuşması yaptıktan sonra bize etkinliğin sponsarlarını birer birer tanıttılar. Birbirinden farklı ve alanının en iyileri arasında olan markaları tanımak, ürünlerini denemeye fırsat bulmak benim için çok zevkli. Hepsini bir dahaki yazımda sizlere tanıtmak için sabırsızlanıyorum.


İlk olarak Ralila'dan Rahmi Bey organik ürünler ile ilgili bizlere bilgi verdi. Organik siyah üzüm çekirdek ekstratının ciltlerdeki hissedilir farkını bir blogger arkadaşımızın elinde gösterdi. 


Sonrasında Para, yaşam ve ilişki koçu Pelin Narin Tekinsoy bizlere "Para'nın hayatımızdaki yeri" ile ilgili güzel bir bilgilendirme yaptı. Tamamen duygusal isimli iki kitabını imzalayarak çektiği kurayla iki kişiye armağan etti. Şanslılardan biri bendim. 2016'da seni daha çok çekeceğim paracım üzgünüm :)




Daha sonra harika otelimiz Jw Marriott Ankara 'nın ikramlarıyla etkinliğe ara verdik. Birbirinden nefis ara sıcaklar ve tatlılar enerjimizi arttırdı. Ardından günün büyük süprizi için merakla beklemeye başladık. Kısa bir bekleyişin ardından kapının açılmasıyla Mac Ankamall ekibi karşımızda belirdi. Mac Türkiye'de ilk kez bir blogger etkinliğne konuk oluyordu. Tabi bir alkış bir kıyamet :) Aşağıdaki fotoğrafta ağzımın şekli durumu daha iyi özetliyor aslında :)


Sevgili Emre Turhal makyajın detayları, merak edilenler ve 2016 trendleriyle ilgili sorulaerı cevapladı. O sırada ben makyajımı silmeye başladım. Çünkü "smokey eyes" demosunu benim üzerimde gösterecekti. Tekrar oradaki bütün arkadaşlara bana makyajsız katlandıkları için teşekkür ediyorum :) 


Sonuç makyajı eyeliner, rimel ve kırmızı rujdan ibaret olan bana oldukça değişik gelse de oradaki makyaj bloggerı arkadaşlarım beğenmiş görünüyordu. Bütün gözler üzerimdeyken ne kadar utandığımı tahmin edemezsiniz :)


Bize gün boyu fotoğraf çekerek eşlik eden Moonmarkworks 'ün Aylin'ine ise teşekkürlerin en büyüğü. Etkinlik ile ilgili paylaşımlarımızı instagramda #16bloggerla2016 etiketinden takip edebilir, etkinliğe katılan blogger arkadaşlarıma ise isimlerini tıklayarak ulaşabilirsiniz. 

                  İkinci yazım " #16bloggerla2016 Sponsorlar" da görüşmek üzere :)     




28 Aralık 2015 Pazartesi

Havuç Görünümlü Patates Püresi

Sofralardaki ufak detaylar beni hep mutlu eder. Havuc gorunumlu patates puresi uzun zamandir denemek istedigim bir tarifti. Misafire ikram edilmelik, pratik ve goze hitap eden bu tarif icin diledigimiz kadar patatesi hasliyoruz. Pure haline getirip, tuz, pul biber ve karabiberle baharatlandiriyoruz. Sonrasinda pembelesene kadar kavurdugumuz soganlarin yanina ilave ediyor goz karari biber salcasi ekleyip kavurmaya devam ediyoruz. Ben soganlari kavurmak icin sivi yagi biraz fazla koymusum o yuzden havuc seklini rahat veremedim. Bir dahakine cok az sivi yag koymayi planliyorum :) Son olarak havuc seklini verip dereotu ile susluyoruz. Deneyenlere afiyet olsun. Sevgiler :)


13 Kasım 2015 Cuma

Çörek Otlu Kurabiye





Malzemeler:
Bir paket tereyağ
1 çay bardağı sıvı yağ
Yarım çay bardağı toz şeker
Yarım çay bardağı çörek otu
2 tatlı kaşığı tuz
1 yemek kaşığı sirke
1 paket kabartma tozu
Aldığı kadar un
Üzerine sürmek için yumurta sarısı

Malzemeleri yukarıdaki sıraya göre bir kaba koyuyoruz. Hamuru yumuşak fakat ele yapışmayacak şekle gelene kadar güzelce yoğuruyoruz. Sonrasında dilerseniz küçük toplar halinde ya da benim gibi macera arıyorsanız kurabiye kalıplarıyla dilediğiniz şekile getirebilirsiniz. Yalnız hamur ağızda dağılacak bir tarife ait olduğu için kalıp kullanmak zor oldu bunu ititraf etmeliyim. Fırına sürmeden önce üzerine yumurtanın sarısını sürüyoruz. Üzerleri kızarana kadar pişiriyoruz. Sonrasında "bunu sen mi yaptın?" ya da "hazır mı aldın?", "nerden aldın?" sorularını cevaplamaya hazırız. :)
Deneyenlere afiyet olsun. Sevgiler.

19 Ekim 2015 Pazartesi

Patates Topları


Malzemeler:

Patates
Mayonez
Sirke
Tuz
Sıvı Yağ
Maydonoz
Pul biber



Patatesin her haline aşık biri olarak sık sık yaptığım ufak atıştırmalıklar için dilediğiniz kadar patatesi haşlayıp püre haline getiriyoruz. Daha sonra yine damak zevkimiz göre tuz, göz kararı sıvı yağ ve 4 yemek kaşığı sirke ekliyoruz. Yaklaşık 4 yemek kaşığı mayonez ve 2,3 sarımsağıda rendeleyip güzelce yoğuruyoruz. Top şekli verdikten sonra üzerini pul biber ve maydonozla süsleyebiliriz :) Dereotu ile de güzel oluyor ama ben maydonozu tercih ediorum. Buz dolabında soğumasını sağladıktan sonra misafirleriniz için ikram etmeye hazır oluyor :)

Tarifi birkaç kez denedikten sonra ölçüleri kendinize uygun şekle getirebilirsiniz. Ben artık malzemeleri göz kararı koyuyorum ve yaparken tadarak dengeyi sağlıyorum. Deneyenlere afiyet olsun.
 Sevgiler :)

11 Eylül 2015 Cuma

Çaylı Kek

Malzemeler:

3 yumurta 
1 buçuk su bardağı şeker
Yarım su bardak sıvı yağ 
1 su bardağı çay demi 
1 tatlı kaşığı tarçın
2 3 tatlı kaşığı kakao
1 paket kabartma tozu 
2 bardak un



 Önce yumurta ve şekeri güzelce çırpıyoruz. Sonrasında diğer malzemeleri sırası önemli olmaksızın yavaş yavaş ekliyor ve dilediğimiz kalıpta pişiriyoruz. (Ben 12'li muffin kalıbında pişirdim 5 tane arttı onları da yine Tantitoni'den aldığım silikon muffin kalıplarında pişirdim. Yani 17 adet çıkıyor.) Eğer düz bir kalıpta pişirirseniz üzerine çikolata sos pişirerek daha ıslak bir çaylı kek elde edebilirsiniz. Deneyenlere afiyet olsun :)
Sevgiler.

25 Ağustos 2015 Salı

Çeşme Rüyası



Rüya diyorum çünkü kısacıktı :(
Eşim ve ben Bodrumcu*yduk. Her tatil beldesini görüp en son oraya karar verdiğimizden değil asla. İlk tatilimizi, balayımızı orada geçirdiğimizden. Bizim için özel oluşu, havası, rengi, kokusu bambaşka gelirdi. Bodrum'a gidilmeyen bir yaz tatili düşünemiyordum kendi açımdan :) 

Alışmıştık kıştan yapılan otel rezervasyonlarına, ultra her şey dahil konaklamaya. Bu yaz düğün fotoğrafçım olarak hayatıma giren şimdilerde yakın dostum olan ve sürekli Alaçatı'da çekimler yapan ve orayı iyi bilen Özge'nin fikirlerini dinleyip pansiyonda konaklamaya kahvaltı, plaj, yemek seçimini akışna bırakmaya karar verdik. Otelde robotlaştığımızdan ve sürekli içeride kısıtlı kalıyor olma fikrinden sıyrılıp özgür, maceracı bir tatil olsun istedik :) İlk başta risk olarak görsekte düşündükçe aklımıza daha çok yattı. Özellikle çocuksuz çiftler için ideal olan tatilimize Çeşme merkezde şirin mi şirin bir pansiyonda yer ayırtarak başladık. Bir otel odasından farksızdı. Belki lüks değildi ama zaten tatil odada değilde dışarıda vakit geçirmek değil miydi?

Yalnız daha giderken bir sorunumuz vardı. Tatilimizi eşimin arkadaşının düğünü için sadece 3 gün yapabilecektik. Çünkü fedakar arkadaşı bizim düğünümüz için kmlerce yol gelmişti. Keşke gelmeseydi bizde gitmezdik :p Ay şaka tabi :) Bu biraz bizim süreci planlayışımızdan kaynaklanan bir hataydı. Hatta benim :/ (Sevgili Musticiğim umarım bunu okumuyorsun.) Ben tatilimizi Aşk Fotoğrafçımızın çekim günlerine getirmek için uğraştığımdan düğün bizi baltalamış oldu. Halbuki düğünden sonra da gelebilirdik. Neyse; canım sağolsun :) Konu daha fazla dağılmadan gelelim Çeşme'ye.



Bodrum'a giderken günü birlik konaklama fırsatı bulduğumuz İzmir nem dolayısıyla beni boğuyordu. Çeşme içinde ön yargılarım vardı, nemli olduğunu düşünüyordum. Birde meşhur sörf rüzgarları olduğundan hep vazgeçiyordum. Ama bu sene şeytanın bacağını kıracaktım. Çeşme'nin Bodrum'a göre bize yakın oluşu ve son yıllarda oldukça popüler oluşu cazip hale getiriyordu. Yaklaşık 5 saat süren yolculuğumuz sonunda pansiyonumuza vardık, yerleştik. Ufak bir Çeşme keşfi yapıp doğru meşhur ılıca plajına gittik. Böyle bir kum olamaz. Un gibi, beyaz ve temiz, yumuşacık. Deniz desen dibi gözle görülür halde. Yol yorgunu olduğumuz için abartmadık ama ilk gün suda dinlendik diyebilirim. Akşam için Alaçatı'yı seçtik. Başbaşa dolaştık. Keşfettik. Seyrettik. Yabancı turist olmaması dikkatimi çeken ilk şeydi. Kaliteli mekanlar, nemsiz bir hava ve medeniyet boldu Alaçatı'da. 



Ertesi gün ise soluğu Aya yorgi koyundaki plajlardan birinde aldık. Tercih etmek zordu. Ve zamanımız kısıtlıydı arkadaş önerisiyle Paparazzi'yi tercih ettik.




 Deniz aynı deniz belki hizmet farkı vardır. Hepsinde vakit geçirip öyle öneride bulunmak isterdim ama malum kısıtlı zaman. Sole&Mare, Marrakech, Babyloon vs. hepsi göz alıcı, cazipti :) 




İkinci akşam ise Özge ve eşi Osman geldi. Çeşme sokaklarında ve sahilinde yürüdük. Bol bol fotoğraf çektirdik. Dedikodu yaptık :)





Tahminimden daha küçüktü Çeşme merkez. Bir sokaktan oluşuyor desem yeri. Sokak ama tam sokak. Canlı, hareketli. Sağa bakıyorsunuz bir ünlü, sola dönüyorsunuz başka :) 




Ayrıca Rumeli Pastanesi ve dondurmasına değinmeden edemeyeceğim. İlk akşam önündeki kuyruğu görünce fazla anlam verememiştim. Ama bir bildikleri varmış tabi :) Böyle bir dondurma hayatımda yemedim. Keşke her şehirde bir şubesi olsa diye düşünmeden edemedim. Tatil dönüşü ise dondurma yemekten zevk almadığımı farkettim :(




Çeşme'ye gitmişken meşhur Kumrusundan yemeden dönmedik tabi. O da nefisti!



Bir sonraki günü ise birlikte kahvaltı yaptıktan sonra günü yakın çevreyi dolaşmaya ayırdık. 



Ildır köyünü didik didik dolandık. Nefis manzaralı şirin mekanlar keşfettik. Soluklandık. Herhalde bol oksijen aldığımdan fotoğraf çekmeyi fazla akıl edememişim :) Hatta ilk elime alışımda selfie çubuğunu kırdım :) Bu fotoğrafta çubukla çekilen ilk ve son kare :)






Bunlarda Ildır'da verdiğimiz moladan :) Aşk Fotoğrafçısı 'nın güzel kareleri. Çok şirin bir yer Ildır. Sakin. Bozcaada'da olduğu gibi kendimize sakin bir koy bulup denizin tadını çıkarttık. Temiz havaya doyduk. Ruhumuzu dinlendirdik.


Bozcaada ve Alaçatı'yı kıyaslayanları duymuştum. Bozcaada'yı beğendiysen Alaçatıya bayılırsın demişlerdi. İkisi öyle farklı ki. Ortak olan renkli evler, küçük samimi sokaklar ve harika yemekler belki. Ama Bozcaada daha mistik daha masalsı, Alaçatı daha metropol, lüks bana göre. İkiside gönlümde ayrı yer aldı yani :)


 


İşte böyle kısacıktı tatilimiz, tadı damakta kalıcı :( Ama pansiyonda tatil yapma ön yargımızı yendik. Yeni yerler keşfettik. Çeşme'yi tanıdık ve kısada olsa arkadaşlarımızla vakit geçirdik. Allah izin verirse seneyede mutlaka gideceğiz. Daha fazla keşfedip detaylı çekeceğim. Dilim döndüğünce yine yazacağım. Çeşme tatilini gönül rahatlığıyla önerebilirim. Midyelerini, balıklarını, kumrusunu ve Rumeli pastanesi dondurmasını (özellikle Rumelia) yediğinizde ne demek istediğimi anlayacaksınız. Zaman ayırıp okuduğunuz için teşekkür ederim. Sevgiler.



Çiğ Börek :)


Malzemeler:

1 yumurta
1 çay kaşığı kadar sirke
1 tatlı kaşığı kadar sıvı yağ
Tuz
1 kase yoğurt
Kabartma tozu
Un
Patates (İçi için tercihe göre kıyma veya peynir kullanabilirsiniz.)



Yapılışı:

Yumurta, yoğurt, kabartma tozu, tuz, yağ ve sirkeyi güzelce yoğuruyoruz. Yarım saat dinlenmeye bırakıyoruz. Sonra küçük pazılara bölerek sırayla açıyoruz. İçi için haşladığımız patatesleri tuz ve sevdiğimiz baharatlarla harmanlayıp pazı sayısınca bölüyoruz. Çiğ börek aslında kıymalı olur ama ben patateslisini daha çok seviyorum :) Siz iç malzemenizi kendi zevkinize göre çeşitlendirebilirsiniz.






Kalplisini denemesem çatlardım belki :) Deneyenlere afiyet olsun.
Sevgiler.